MURİS MUVAZAASI NEDİR? YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA GÜNCEL DEĞERLENDİRME
Muris muvazaası, TBK’nın 19.maddesinde düzenlenen nisbi muvazaa türünde değerlendirilen bir işlemdir.
‘’…Muris muvazaası, nispi muvazaanın tipik bir örneği olarak yaygın olarak yapılmaktadır. Kanunun 19 uncu maddesi gereğince; gerçek iradelerinin ispatlanması halinde, gerçek ve ortak iradeleri esas alınacaktır. Yargıtay içtihatlarında yer aldığı üzere taraf muvazaasının ispatına bir istisna getirilmiş ve “yazılı delil” şartı aranmıştır…’’ Yargıtay Kararı - 3. HD., E. 2023/5394 K. 2024/3693 T. 18.11.2024
Muris muvazaasında miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı malın temliki konusunda anlaşmışlardır. Burada miras bırakanın temel amacı, muvazaalı işlemle diğer mirasçıları aldatarak onlardan mal kaçırarak ölümünden sonra tenkis veya mirasta iade davası açmalarını engellemek adına gerçek niyetini gizlemektir. Aslında bağış olan işlemi tapuda satış veya ölünceye kadar bakım sözleşmesi yaparak gerçekte var olan bağış işlemini gizlemektir. Özetle; görünürdeki işlem satış veya ölünceye kadar bakım sözleşmesi iken gizli olan sözleşme bağıştır.
‘’ ..Muris muvazaası, dört unsurdan oluşmaktadır: 1-Miras bırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak için karşı tarafla anlaşarak gerçek iradesine uygun düşmeyecek ve sonuç doğurmayacak biçimde düzenlediği, tarafların aralarında düzenledikleri muvazaa anlaşması ile geçersiz olduğunu kabul ettikleri görünüşteki işlem, 2-Mirasçılarını aldatma kastı, …. 3-Miras bırakan ile karşı taraf arasındaki görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren, hiçbir şekil şartına bağlı olmayan, tarafların beyanları ile iradeleri arasında bilerek meydana getirdikleri uyumsuzluğu açıklayan muvazaa anlaşması, 4-Miras bırakan ile karşı tarafın gerçek iradelerine uygun olan ancak saklanan ve genellikle bağış sözleşmesi şeklinde yapılan gizli sözleşme. …” YHGK, T.08.06.2011, E. 2011/4-359, K. 2011/405
Muris muvazaası sadece tapuda kayıtlı taşınmazları kapsamaktadır. Zira; Görünürdeki satış veya ölünceye kadar bakım sözleşmesi hukuki kurallara uygun yapılsa dahi, gizli sözleşme olan bağış işlemi şekil kurallarına uygun yapılmadığından ve görünürdeki işlem de muvazaalı olduğundan her iki işlem de geçersizdir. Yargıtay’ın 01.04.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı aracılığıyla ifade edilmiştir.Buna göre; “…bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmesi halinde, saklı pay sahibi olsun veya olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar görünürdeki satış sözleşmesinin danışıklı (muvazaalı) olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de biçim koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilirler…” denilerek miras bırakanın muvazaalı hukuki işlemlerinin var olabileceği kabul edilmiştir.
Tapusuz taşınmazlar ve taşınır mallar üzerlerinde yapılan işlemlerde muris muvazaası uygulanmaz. “Tapusuz taşınmazlar üzerindeki zilyetlikten ibaret olan hakkın devrine ilişkin gizli sözleşme hiçbir şekil şartına bağlı olmaksızın geçerlidir. O halde, tapusuz taşınmazların muvazaalı şekilde bağış yoluyla devir ve teslim edildiğine yönelik sözleşmenin iptal davasının dinlenmesine yasal olanak yoktur… Hal böyle olunca mirasçı olan davacıların ancak tenkis hükümlerine dayanarak davalının dayandığı adi satış sözleşmelerindeki tasarrufun tenkisini dava hakları vardır…” Yargıtay 4. HD. E. 10940, K. 11459, T. 14.12.1982,