tebligat usulüBu yazımızda genel hatlarıyla tebligat kavramına ve tebligatın anayasal haklarımız ve diğer kanunlarla olan ilişkisine değineceğiz. tebligat usulü
tebligat usulü Tebliğ yazılı bildirim anlamına gelmektedir. Tebligat, hukuki işlemlerin kanunda belirtilen usule uygun olarak muhatabına ya da muhatap adına kanunen yetkili şahıslara yazı ile veya ilan yoluyla yaptığı bildirimi ve bu bildirimin belgelendirilmesine denilmektedir. Tebligata dair yapılan bu tanım üzerinden bakacak olursak; tebligatın iki ana unsurunun olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar; yazılı bildirim ve belgelendirmedir. tebligat usulü
Kurumların yaptıkları tebligat işlemlerinin tamamlanıp hüküm ifade edebilmesi için tebliğ edilmiş olması gerekir ve elbette ki tebligatın usulüne uygun olarak yapılması gerekir. Usulüne uygun olarak yapılması gereken tebligatın ise Tebligat ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikve diğer ilgili kanun hükümlerine göre yapılması gerekir. Yapılacak işlemler, bildirim ve belgelendirme özelliği bulunan bir usul işlemi olduğundan hem tebliğ işlemi hem de tebliğ tarihi Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle ispat olunur. tebligat usulü
Kişilerin hak arama sürece tebligat ile başlar ve sona erer. Hukuki işlemlere yönelik bilgilenme hakkının sağlanabilmesinin en önemli araç tebligattır. Usulüne uygun tebliğler yapılmadan yargılama yapılıp karar verilmesi noktasında hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesine ve doğal sonucu olarak da kişinin adil yargılanma hakkına zarar verilmiş olacaktır. tebligat usulü
Tebligat işlemi, Anayasa madde 36 gereğince adil yargılanma hakkının gerçekleştirilmesi bakımından önem taşır. Adil yargılanma hakkının bir unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, hak sahiplerinin hukukî süreçlerle ilgili , tarafların bilgi sahibi olmaları yönünde önemli bir etkendir ve bu tebligatla sağlanır. Böylece tebligat, hukukî dinlenilme hakkının gerçekleştirilmesini sağlamaktadır . tebligat usulü
Ayrıca, tebligatın usul ekonomisi ilkesi ile de ilişkisi söz konusudur. Şöyle ki; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun madde 30 gereğince düzenlenen usul ekonomisi adil yargılanma hakkının sağlanmasını amaçlayan, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup, Anayasa’nın 141.maddesinin 4.bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan hızla sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirtmiştir. Usul ekonomisi ile amaçlanan; tebligatın bir yandan güvenli ve doğru şekilde yapılması, diğer yandan da mümkün olan kısa sürede, ucuz ve basit şekilde yapılması gerekir. Tebligatın kısa sürede yapılması, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasına da katkı sağlar. tebligat usulü
Tebligat ile ilgili diğer kanunlara özgü olarak yapılacak usule işlemlere bakacak olursak….
Vergi Usul Kanunu’nda tebligata ilişkin çok sayıda hüküm bulunmaktadır. Vergi tahsilatlarına ilişkin tebligatlar Vergi Usul Kanunu’na; vergi uyuşmazlıklarını konu alan yargılamalara ilişkin tebligatlar ise Tebligat Kanunu’na göre yapılmaktadır. Vergi Usul Kanununun tebliğe ilişkin hükümleri ile Tebligat Kanunu arasında uyum sağlanması için kanuni düzenleme yapılması gerekmektedir. tebligat usulü
Ayrıca; İcra ve İflas Kanunu’nda da tebligat yapılmasına ilişkin çok sayıda düzenleme bulunmaktadır. tebligat usulü Bu düzenlemeler gereğince de, icra dairelerince yapılacak tebliğler, kural olarak Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır (İİK mad. 21). Ancak, çeşitli hükümlerde, farklı düzenlemeler öngörülmüştür. Örneğin ; İcra ve İflas Kanunu’nun madde 148/a ve madde 150/ı hükümlerine göre adres değişikliğinin bildirilmemesi Tebligat Kanunu madde 35’ten farklı olarak düzenlenmiştir. düzenlenmiştir. tebligat usulü
''Saygılarımızla Capitallaw Partners Hukuk Danışmanlık'